« Önceki | Sonraki »

23/11/2007

DÖRT ÖĞÜT

DÖRT ÖĞÜT
 
Devrin zalim insanlarından birisi hayatının sonunu geldiğini düşünerek büyük islam alimi İbrahim Etem Hazretlerinin huzuruna gider.
-Senden nefsimi aydınlatacak bazı öğütler vermeni rica ediyorum, der
Hiç Hiç bir manevi inanışı olmadığını bildiği ziyaretçisine, ibrahim Etem şu cevabı verir:
-Peki... sana nasihat edeceğim. Şu dört öğüdümü aklından çıkarma. Birincisi şu ki, İçinden Allah'a c.c. isyan etmek fikri geldikçe Allahın lütfu olan yeryüzü rızıklarını da yememeye karar ver.
adam irkilmiştir.
- Peki nasıl yaşayacağım.
-O halde yaşamana vesile olan rızkları ihsan edene isyan etmek reva mıdır?
Adam
-ikinci öğüdün nedir?
-Allah'a isyan edeceksen onun mülkünde oturma.
-Bu birincisinden de kötü... Çünkü bütün dünya onun. Nereye gideyim.
-O halde rızkını yediğin yurdunda barındığın kudrete isyan reva mıdır. Üçüncüsünü dinle, Allah'a isyan edeceksen seni görmesin.
Adam irkilmiş
-Ne mümkün... Her şeyi görüyor, içyüzünü biliyor.
-O halde rızkını yediğin yurdunda barındığın kudrete göz göre göre isyan reva mı? Dördüncüsü
bak dinle Ömrünün sonuna yaklaştığını anladın. Son nefesini vereceğin zaman Azrailden tevbe etmek için mühlet iste.
Adam şaşırır.
-Kabul etmez ki, madem ki vakit geldi çattı elden ne gelir...
-Bunu bildiğin halde neden nefsini nedametlerle tevbe etmeyecek kadar gafletkar günahlarla geçiriyorsun?
 
Bilal Atış (Millet Gazetesi, 26 ekim 1967)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır